HABERLER

HABERLER

Prof. Dr. ATMACA, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü Dolayısıyla Bir Açıklama Yaptı.


Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı ve Türkiye Psikiyatri Derneği Elazığ Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murad Atmaca, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı.

Prof. Dr. Atmaca açıklamasında;

“İlk kez 1992 yılında Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu tarafından kutlanan 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü, ülkemizdeki ve dünyadaki ruh sağlığı sorunlarının ve çözümüne ilişkin önerilerin kamuoyu ve politika yapıcıların gündemine taşınması ve farkındalık yaratılması için önemli bir fırsat oluşturmaktadır. Her yıl olduğu gibi bu yıl da bir tema belirlendi. Ancak bir hafta önce psikiyatrist meslektaşımız öldürüldü, sağlıkta şiddetin kurbanı oldu. Maalesef zaten gündemde olan sağlıkta şiddet konusu her şeyin önüne geçti. Ülkemizde sağlık çalışanları şiddet nedeniyle büyük bir baskı altında çalışıyor. Şiddete maruz kalan sağlık çalışanlarının olayı bildirme ve yardım alma çağrısı için beyaz kod sistemi geliştirilmiştir. Her gün yaklaşık 30 beyaz kod verildiği söyleniyor. Bildirilmeyen olayların bunun kat kat üstünde olduğu gösterildi. Buna rağmen etkin bir önlem çabasından bahsetmek mümkün değildir. Sağlıkta şiddet, hayvana yönelik şiddet, cinsel şiddet gibi diğer şiddet türlerinden bağımsız değildir ve en önemli nedeni genel olarak toplumda yaygınlaşan şiddet dilidir.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nün teması bu yıl “Gençler ve Değişen Dünyada Ruh Sağlığı” olarak belirlenmiştir. Günümüzde yaş aralığı daha ileri yaşlara doğru giden ve tanımı da zamanın koşullarına göre değişen “gençlik dönemi” insan gelişiminin önemli bir evresi olduğu kadar ruh sağlığı açısından çok sayıda riski de beraberinde getiren bir dönemdir. Bu dönemin ilk evresine denk gelen ergenlik dönemi heyecan arayışının yüksek olduğu ve riskli davranışların da sık görüldüğü bir evredir. Bununla birlikte, gelişim dönemine bağlı olmaksızın toplumdaki her bireyi etkileme potansiyeline sahip bazı olayların (toplumsal olaylar, terör saldırıları, kitlesel göçler, doğal afetler gibi) ergen ve gençlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisi, bu gelişim döneminin özellikleri bakımından önem kazanmaktadır. Henüz başa çıkma ve sosyal problem çözme becerileri yeterince gelişmemiş gençler için bu dönemin oldukça zorlayıcı olduğu ise açıktır.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tüm ruh sağlığı problemlerinin yaklaşık yarısı 14 yaş öncesinde başlamaktadır. Tedavi ve danışmanlık olanaklarının yetersizliği, bilgisizlik, eksik ya da yanlış yönlendirme gibi nedenlerle bu problemlerin önemli bir bölümünün tedavi edilmeksizin varlığını sürdürdüğü görülmekte ve bireyin ileriki yaşamında da olumsuz etkilere neden olabileceği öngörülebilmektedir. 15-29 yaş arası bireyler arasında ikinci ölüm nedeni olarak karşımıza çıkan intihar olgusu bu yaklaşımı destekleyen sayısız göstergelerden yalnızca biridir. Bununla birlikte madde bağımlılığı, yeme bozuklukları, tehlikeli araç kullanımı, öfke kontrol sorunları, geleceğe yönelik belirsizlik ve kaygı gibi çok sayıda problem yine gençler arasında yaygın olarak görülmekte ve toplum ruh sağlığı açısından önemli bir risk oluşturmaktadır.

Tablo böyleyken bir yandan da ülkemizdeki eğitim sisteminde ve koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinde gençlerin mevcut problemlerle daha etkili ve sağlıklı şekilde başa çıkmalarını sağlayacak yaklaşımların benimsenmediğini görmekteyiz.

Ruh sağlığını korumanın; tıpkı tedavide olduğu gibi, bireysel ve toplumsal dinamiklerin bir bileşkesi olduğu, devletin her kurumunun ve tüm sosyal bileşenlerin ruh sağlığının korunmasında sorumluluğu olduğu unutulmamalıdır.

Hem bireysel hem de toplumsal düzeyde ruh sağlığının korunması ve geliştirilmesi ile ruh sağlığı hastalıklarının tedavisinde görev alan bizler;

· Ruh sağlığının korunmasına bir ülke meselesi olarak hak ettiği önemin verilmesini,
· Koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin geliştirilmesi için en üst düzeyde gayret gösterilmesini,
· Sağlık çalışanları için güvenli çalışma ortamlarının sağlanmasını,
· Ruh sağlığı alanında çalışan farklı meslek gruplarının görev tanımlarının açık ve meslek alanının haklarına uygun biçimde yapılmasını ve mesleki sınırların korunmasını,
· Toplumun tüm bireylerinin ruh sağlığı hizmetlerine eşit erişimini sağlayacak düzenlemelerin yapılmasını,
· Ruh sağlığı hizmeti alan bireylerin etiketlenme ve ayrımcılığa maruz kalmasının önlenmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz.

“Değişen dünyada gençlerin ruh sağlığı” temasını vurguladığımız bugünde, ruh sağlığının, sağlığın çok önemli bir parçası olduğunun ve ruh sağlığı hizmetinin toplumun her bireyi için bir hak olduğunun altını yeniden çizmek isteriz.

Sevgi, saygı, ve adaletin hakim olduğu, karşılıklı anlayış ve uzlaşma temelinde oluşturulmuş sağlıklı yaşam ve çalışma ortamlarında geçireceğimiz 10 Ekimler dileğiyle tüm insanlığın 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Gününü Kutluyoruz” dedi.


Eklenme Tarihi:10.10.2018