HABERLER

HABERLER

Fırat Üniversitesi TıpFakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çeliker:


Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Çeliker, son birkaç yıldır 4 mevsim görülmeye başlanan Konjonktivit (Göz nezlesi) ile ilgili bilgilendirmede bulundu.

Göz nezlesinin son birkaç yıldır her dönemde görülmeye başlandığını ifade Çeliker, bulaşıcı olan bu hastalıkla mücadele ederken insanların gözlerini ovmamalarını ve ellerini sürekli yıkamalarını istedi.

Virüsün son derece bulaşıcı olduğunu ve aile bireylerinin arasında bir kişinin hastalığı geçirmesiyle diğer aile fertlerine de çok hızlı bir şekilde bulaşabildiğini belirten Prof. Dr. Çeliker, “Onun için hijyen kurallarına ve aynı havlunun kullanılmamasına dikkat edilmelidir. Virüsler canlı yerlerde yaşamaya severler. Kapı tokmaklarında bile 7 güne kadar yaşayabildiğini biliyoruz. O nedenle biz kendi polikliniğimizde bile hijyen açısından son derece dikkatli olmaya çalışıyoruz” dedi.

“HİÇBİR ŞEKİLDE ELLERİNİZLE GÖZLERİNİZİ OVMAYIN”

Hastalığın sadece Elazığ’da sınırlı kalmadığını Türkiye’de de son 2-3 yıldır yaygın olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çeliker, şunları kaydetti: “O kadar yaygın ki göz doktorları da hasta muayene ederken hastalığı kendileri de alıyorlar. Kendi önlemlerimizi alıyoruz. Hastaların en sık el yıkamaya dikkat etmeleri lazım. Hiçbir şekilde gözlerini elleriyle ovmayacaklar. Hiçbir dönemde bunu önermiyoruz. Özellikle bu endemik halde bulunan bulaşıcı göz hastalığının korunması için sık sık el yıkamak gereklidir. El yıkama alışkanlığı bir sürü bulaşıcı hastalıkta çok önde gelen bir önlemdir. Basit bir önlemdir ama insanlarımızın dikkat etmediği bir önlemdir. Hastaların, her türlü hastaneye gittiğinde el, göz temasını yapmamaya çalışmaları ve sık sık el yıkamaya dikkat etmeleri gerekmektedir. Ebeveynlerin, çocuklarının özellikle göz ovuşturma olayını çok fazla engellemeleri mümkün olmayabilir ama yine de dikkatli olmalarında yarar var.”

“GÖZDE BİRKAÇ LEKEYLE SONLANABİLİR”

Hastalığın belirtileri ve tedavisi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Çeliker, şu ifadelerde bulundu:
“Öncelikle gözde yerleştiği bölge, beyazının üzerinde incecik bir zarımız vardır. Biz buna konjonktiva diyoruz. O konjonktivayı tutar. Asıl hastalanan bölge odur. Aşırı yaşarma, batma hissi, şeffaf bir sıvı akması, kapaklarda hafif bir şişme hastalığın belirtisidir. Hastalığın çok hızlı bir sonlanması olmayabilir. Şeffaf tabaka dediğimiz kornea tabakasından da lekelere neden olabilir ve çok uzun sürebilir. Mesela boğaz enfeksiyonu geçirirsiniz, bir haftada iyileşebilirsiniz. Basit bir bademcik enfeksiyonu gibi değil. Bu çok uzun sürüp, virüsün kuvvetine bağlı olarak hastanın direncine bağlı olarak değişebilecek, aylarca sürebilecek rahatsızlıklara neden olup, sonrada birkaç lekeyle sonlanabilir. Yani tamamen geçebileceği gibi, bunun başladıktan sonra tamamen geçecek mi, bir takım şeylere neden olacak mı, bu hastanın kendi alacağı önlemlerle alakası yok. Biz bunu rahatlıkla muayenede tanıyabiliyoruz. Bilimsel çalışmalar gösteriyor ki tek başına kortizon kullanarak tekrarları artırabiliyoruz. Göz hekiminin muayenesi ve onun önerilerine uyma ve bir takım solisyonlarımız var. Burada ilk geldiğinde bizim hastanın gözünde kullandığımız hem eline hazırlayıp verdiğimiz ilaçlarımız var.”diye konuştu.


Eklenme Tarihi:30.12.2015