HABERLER

HABERLER

Yrd.Doç.Dr. Melike BAŞPINAR, "Kadınlar Kanserden Korunmak için Rutin Kontrollerini Yaptırsın"...


Fırat Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Melike Başpınar, kadınların kanserden korunması için rutin kontrollerini yaptırmaları gerektiğini belirterek, meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve yumurtalık kanserleri hakkında çeşitli bilgiler verdi.

Yrd. Doç. Dr. Başpınar,
“Meme kanseri ülkemizde kadınlarda oldukça yaygın görülen bir kanser türü diyebiliriz. Tüm kanser türlerine bağlı ölümler arasında, ilk sırayı akciğer kanseri alırken, ikinci sırayı meme kanserleri alıyor. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) 2007 verilerine göre 70 milyonu aşan nüfusa sahip ülkemizde 100 bin kadından 22’si meme kanserine yakalanıyor. Meme kanserinden ölüm oranı bu verilerde 100 bin kadında yaklaşık 10 kişi olarak belirtiliyor.

Meme kanseri 50 yaş üstü kadınlarda daha yaygın olmakla beraber her yaş kadında da ortaya çıkabiliyor. Bu kanser tipi en sık kadınlarda görülüyor, ancak yüzde 1’den daha az oranla erkeklerde de rastlanabiliyor.

Kalıtsal (Hereditler) meme kanseri veya genetik bozukluklar nedeniyle oluşmuş meme kanserleri genç yaşlardaki kadınlarda daha sık görülüyor. Yaş, aile hikayesi, östrojen hormonu, menopoz sonrası hormon tedavisi, meme kanseri hikayesi, ışın tedavisi (radyoterapi), beslenme ve çevre faktörler ve genetik bozukluklar risk faktörleri olarak karşımıza çıkabiliyor.

Hastalığın ön tanısında kimi zaman el ile muayene etkili olabilirken, kesin tanı için 35 yaşını aşmış her kadına 2 yılda bir mamografi çektirmelerini öneriyoruz.

Meme kanseri bazen sinsice seyredebiliyor olsa da, kişi eğer size sayacağım belirtilerden herhangi birisini dahi taşıyorsa, hiç vakit geçirmeden uzman bir hekime başvurmalıdır.
- Memede veya koltuk altında ele gelen kitle
- Meme başından akıntı
- Meme başında içe doğru çekilme, çökme veya şekil bozukluğu
- Meme başı derisinde değişiklikler
- Meme derisinde yara veya kızarıklık
- Meme derisinde ödem, şişkinlik ve içeri doğru çekintiler olması
- Memede büyüme, şekil bozukluğu veya asimetri bunlara çok dikkat etmek gerekir.

“Rahim ağzı kanserini” ele alacak olursak;
Dünyada kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden birisi diyebiliriz. En önemli nedeni Human Papilloma Virus, yani kısaca HPV. Çoğunlukla cinsel yolla bulaşan HPV, rahim ağzı kanserlerine de neden olan en önemli etkendir. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de birçok kişi bu virüsü taşıyor, ama bunun fakında bile değil. Her yıl düzenli olarak yaptırılacak PapSmear Testi ve HPV DNA taraması ile rahim ağzı kanserleri henüz hücre değişimlerinin olduğu, kanser öncesi süreçte yakalanabiliyor. İlişki sonrası kanama, kötü kokulu akıntı rahim ağzı kanserinin belirtisi olabiliyor.

“Rahim kanserlerini” ele alacak olursak;
40-65 yaş aralığı rahim kanserlerinin daha fazla rastlandığı dönemdir. Obezite, erken yaşta adet olmaya başlayan ve adetleri geç yaşlara kadar (52 sonrası) devam eden kadınlar, meme kanseri olup tamoksifen kullanımı, doğum yapmamış ve infertil kadınlar, artan yaş, yüksek tansiyon ve şeker hastası kadınlar ile bazı kanser tiplerinin daha fazla görüldüğü kadınlar rahim kanseri açısından risk taşımaktadırlar. Kadınların adet kanamalarında oluşan düzensizlikler, özellikle menopoz döneminde meydana gelen kanamalar rahim kanseri veya kanser öncesi değişiklikler açısından önemli bir bulgu oluşturabilir. Tanı için en iyi yöntem, yıllık jinekolojik muayene ve ultrasonografik muayene iken, kanama ve kalınlık artışı gibi, kesin tanı gerektiren hallerde bölgeden doku örneği alınır.

“Yumurtalık kanserleri” en sinsi kanser tiplerinden birisi
Kadınların karınlarının içerisinde, sağ ve sol tarafta olmak üzere toplam 2 adet yumurtalığı bulunur. Yumurtalık kanserinde, hücresel değişiklik aşamasında tanı koymak neredeyse mümkün değildir. Bu sebeple ön tanı için kanserin bir şekilde başlayıp, yumurtalıklar etrafında kendisini göstermeye başlaması gerekmektedir. Yumurtalık kanseri çok hızlı bir şekilde karın içine doğru yayılabilen bir kanser türü olduğu için, kanser yumurtalıkta sınırlı iken yakalanmalıdır. Erken evrede hastalığı yakalayabilmek için yapılabilecek en etkili yöntem, her yıl düzenli olarak yapılan ultrasonografik muayenedir. Karında yaygın şişkinlik, kitle hissedilmesi yumurtalık kanseri belirtisi olabilir. Bununla beraber yemekten sonra şişkinlik gibi mide bağırsak şikayetleri için dahiliye hekimine başvururken mutlaka kadın doğum hekimine de başvurulmalıdır” dedi.


Eklenme Tarihi:23.12.2016