HABERLER

HABERLER

Kanserden Smear Testi ile Korunun


Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Remzi Atılgan, Rahim ağzı kanserinin düzenli smear testleri ile önlenebileceğini söyledi.

Rahim ağzı kanserinin dünya çapında kadınlarda en sık görülen kanserlerden birisi olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Atılgan, düzenli smear testlerini uygulayan ülkelerdeki kadınların bu kansere daha az yakalandıklarının kanıtlandığını söyledi.

Doç. Dr. Atılgan, “ Kadınlarda oldukça yaygın görülen rahim ağzı kanseri (serviks kanseri) aşı ile önlenebilen ender kanser türlerinden birisidir. Tedavide en önemli faktör erken teşhistir. Erken evrede teşhis iyileşme oranlarını %90’a kadar yükselmektedir. Kadınlarda genital kanserlerin görülme sıklığına göre gelişmemiş ülkelerde 1. sırada, gelişmiş ülkelerde 3. sırada yer almaktadır. Bu durum tarama programlarının etkinliği ile ilişkilidir.2012 yılı içerisinde 528 bin yeni vaka, 266 bin ölüm yaşanmıştır. Uzun bir preinvazif (kanser öncesi) döneminin olması nedeniyle önlenebilir bir kanser olarak kabul edilmektedir. Türkiye, serviks kanseri görülme sıklığının en düşük olduğu Batı Asya grubu ülkeleri içerisinde yer almaktadır. Serviks kanseri dünyada kadınlar arasında en sık görülen 4. kanser iken, ülkemizde yaşa göre standardize edildiğinde 4,3/100.000 lük sıklık ve 1,7/100.000’lik ölüm oranları ile 12. sırada yer almaktadır” dedi.

Hastalığın birçok belirtisi olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Atılgan,”İnce, sulu, kanla karışık akıntı sıklıkla görülür. Rahim ağzı kanserinin klasik belirti, ağrısız, sıklıkla postkoital (ilişki sonrası)kanamadır. Bazen ilerlemiş hastalıkta şiddetli kanama şeklinde olabilir. İlerlemiş olgularda bele ve bacağa vuran ağrı ( pelvik veya siyatik sinir tutulumu ), kötü kokulu akıntı ( tümör nekrozu ve enfeksiyon ), kilo kaybı, anemi, idrar yollarında tıkanıklığa bağlı problemler, bacaklarda şişlik ( lenfatik tutulum ), kanlı idrar ve idrarda yanma ( mesane tutulumu ), büyük abdest yaparken kan gelmesi ( rektum tutulumu ) olarak görülebilir. Hastalık ortalama 40 yaşının üzerindeki kadınlarda görülüyor. Düşük sosyoekonomik düzey, erken yaşta cinsel ilişki, birden fazla seksüel eş (risk partner sayısı ile artar),yüksek riskli seksüel eş, folik asit ve A vitamini yetersizliği, uzun süreli kombine oral kontraseptif kullanımı (doğum kontrol hapı),ırk (siyah ırkta daha sık), seksüel geçişli hastalık öyküsü gibi etmenler hastalığa yol açabilir.

Bu tür hastalıkların tedavisi kişinin yaşına ve hastalığın evresine göre değişiklik gösterir. Tedavi hastanın yaşına, gebelik isteyip istemediğine, gebelik mevcudiyetine ve hastalığın evresine göre değişmektedir. Tüm kanserler I’den IV’e kadar evrelenir. Numara ne kadar küçükse kanser o kadar az yayılmıştır. Evre I en erken evredir ve tedavisi en kolay olanıdır. Evre IV en ilerlemiş evredir ve vücudun diğer kısımlarına yayılmış kanserleri gösterir. Tedavi en çok kanserin erken evrelerinde başarılıdır. Evre I rahim ağzı kanserinde iyileşme oranı %85-90′dır. Evre IV rahim ağzı kanserindeki iyileşme oranı ise yalnızca %5-10′dur. Serviks kanserli çoğu hastada cerrahi tedavi ya da radyasyon (şua) tedavisi gerekecektir. Bu kanserin tedavisinde yeni yöntemler klinik araştırmalar yapılarak bulunmaya çalışılmaktadır. Serviks kanserinin tedavisi lokal ya da sistemiktir. Lokal tedaviler bir bölgedeki kanser hücrelerinin ortadan kaldırılmasına dayanır ve cerrahi ya da radyasyon gibi türleri vardır. Cerrahi tedavide serviks dışına yayılmamış küçük tümörlerin mümkün olduğunca tümünün çıkarılmasına çalışılır. Radyasyon tedavisi ise vücut dışından doğrudan tümörün olduğu bölgeye verilen yüksek enerjili ışınlarla yapılır” diye konuştu.


Eklenme Tarihi:05.07.2017